1. #1
    Tatoo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Durum
    Çevrim Dışı
    Mesajı
    9.803
    Konusu
    81
    K.Tarihi
    17.07.2012
    Beğeni
    0

    Anlamlı sözler konusunda ki paylaşımlarımızın ardından neden böyle bir konu açmıyoruz diye geçirdim içimden.Ben Osmanlı Tarihine ve Sultanlarımıza ilgi duyuyorum ve kendimce takip ediyorum,özellikle beğendiğim Sultanlarımızı..Bu konu altında da bu hikayeleri paylaşıp birbirimize Tarihimiz ve Ecdadımız hakkında ışık tutmak güzel olur diye düşündüm..
    Yanlış anlaşılmadan affınıza sığınarak bu konuyu açıyorum..
    Bir hatamız olursa Affola..

    Yavuz Sultan Selim'in Muhteşem Şiiri ve Hikayesi

    Sanma şahım /herkesi sen / sadıkane / yar olur
    Herkesi sen / dost mu sandın / belki ol / ağyar olur
    Sadıkane / belki ol / alemde bir / dildar olur
    Yar olur / ağyar olur / dildar olur / serdar olur "

    Yavuz Sultan Selim Han'a ait bir beyit. Yizelerin ilk kelimeleri yukarıdan aşağıya okunduğunda aynı dizeyi verir.Bu tarzda yazılan ilk beyit olduğu söylenmektedir. Divan edebiyatında bu özelliğe vezni aher denir.

    Yavuz Sultan Selim Han bu beyiti Şah İsmail'e yazmıştır. Hikayesi şöyledir:

    Yavuz şiire, edebiyata ve satranç oynamaya meraklı biridir. Aynı şekilde Şah İsmail'de de bu özellikler vardır. Sarayında ünlü şairleri barındırır ve çok iyi satranç oynar. Bunu bilen Yavuz Şahın şahın bu özelliğinden yararlanmak ister. Tebdili kıyafetle (gezgin bir abdal kılığında) şahın ülkesine gider. Hanlarda , Kervansaraylarda satranç oynayarak önüne geleni yener. Haber şaha ulaşır. Şah der ki çağırın birde benimle oynasın. Yavuz Şah'ı da yener. Şah sinirlenir ve Yavuz'a der ki: " sen edep nedir bilmez misin? Hiç şahlar mat edilir mi?" Elinin tersiyle Yavuza bir tokat atar. Şahın kızdığını anlayan Yavuz onu yücelten şiirler okumaya başlar. İşte şahın huzurundan ayrılırkende bu şiiri okur. Ancak Şah İsmail hala onun Yavuz Sultan Selim olduğunu anlamamıştır.

    Yavuz yediği tokatın acısını unutmaz. Birkaç sene sonra Çaldıran'da Şah İsmail'i yener ve ona bir mektup gönderir. Mektupta o günkü tokadın acısını aldığını söyler ve ilave eder: " atacaksan tokadı böyle atacaksın. "

    Aslında Yavuz bütün olanları şiirinde Şaha anlatmış ancak Şah anlamamıştır. Herkesin dost olmayacağını bir gün böyle kişilerin karşısına serdar olarakta çıkabileceğini söylemiştir.
    --------------------------------------------------
    Yavuz Sultan Selim büyük padişahtı ve benim için çok farklıdır.Öyle ki kendisi Osmanlı'nın nasıl duracağını da kendi saltanat döneminde şu sözleri ile belirtmiştir.
    - Paşalarım, der. Osmanlı Devletinin kılıcı parladığı müddetçe zalimlerin boynu daima eğik gezecektir. Ama Allah korusun, bu kılıç ne zaman ki kınına girer de paslanmaya başlarsa, işte o zaman kafalar yavaş yavaş dikilir ve bir gün bize yukarıdan bakmaya başlarlar.

    Bu olayın hikayesi;
    Venedikten bir elçi gelmiştir. Herkesin cihanı titreten padişahı görmek isteyip de göremediği bir devirdir. Elçi, Koca Sultanla görüşüp ülkesine geri döner. Ülkedeki üst düzey yöneticiler başta olmak üzere herkes bu heybetli sultanın nasıl birisi olduğunu öğrenmek istemektedir. Elçiye cihan sultanı Yavuzun nasıl birisi olduğunu sorarlar.

    - Göremedim, der elçi. Merak ederler:

    - Huzuruna girdiğin, yanına kadar vardığın hâlde nasıl göremedin?

    Bunun üzerine elçi şu müthiş itirafta bulunmak
    zorunda kalır:

    - Kılıcı öyle parlıyordu ki, yüzüne bakamadım.

    ​Yavuz bunun haberini aldıktan sonra yukarıda bahsettiğim o sözü söylemiştir..
    ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    M.Oğuzalp Tatoğlu
    www.facebook.com/oguzalptatoglu
    www.facebook.com/tatogluspor
    www.facebook.com/dudenrafting

    "Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz /Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir / Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir"
    Mesajlarımızı saygı ve sevgi çerçevesinde yazalım ve yaş durumuna dikkat edelim.

  2. #2
    Tatoo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Durum
    Çevrim Dışı
    Mesajı
    9.803
    Konusu
    81
    K.Tarihi
    17.07.2012
    Beğeni
    0

    Peki,Yıkılmasın;
    Yıl 1512′ydi. Yavuz Sultan Selim, vezirini, vüzerasını, emirini, ümerasını , âlimini, umerasını yanına alıp, Bursa’ya cedlerinin kabirlerini ziyarete gitti. O sırada Koca Mustafa Paşa, küçük vezir sıfatıyla hünkârın yanında bulunuyordu.
    Ziyaret sırası, talihsiz Cem’in türbesine gelmişti. Yavuz Sultan Selim, sandukanın başında uzun düşüncelere vardı. Dedesi Fatih Sultan Mehmet, açıkça onu veliaht olarak göstermişti. Buna rağmen ortalıkta neler neler dönmüş, babası Sultan Bayezid ile amcası birbirine silah çekmiş, sonunda o güzel adam,”küffar arasında” ıstırap içinde can vermiş, belki yanında ağzına bir yudum su verecek kimse yokken ölmüştü. Sultan Selim, bu hikâyede, küçük vezirin oynadığı rolü biliyordu. O aynı oyunu kendisi tahta çıkarken de oynamak istemiş, Şehzade Ahmet’i Selim’e tercih etmişti.
    Bu hatıraların tazelenişi, Koca Mustafa Paşa’nın katli fermanı için yeter sebepti. Yavuz sanki şimdi, amcası Cem kabrinde daha rahat yatıyormuş gibi geldi.
    İstanbul’a dönüşte, bu işin henüz tamam olmadığını düşünerek, muhasiplerinden birine emir verdi ki:
    “Tiz adam göndertip küçük vezirin camisin de, imaretin de ortadan kaldırsınlar, İstanbul’a böyle bir soysuzun yapısı gerekmez!”
    Balta, kürek, Kocamustafapaşa camisinin avlusuna gelenler orada sanki hiç bir şeyden haberi yokmuş gibi toprak çapalayan Sümbül Efendi ile karşılaştılar. İşini bıraktı, emir kullarının yüzlerine sakin sakin baktı,“Ne istersiniz?” diye sordu. Böyle soracağına, ellerinden baltaları, kürekleri alsaydı da kafalarına vursaydı, küfretseydi, dövseydi, kovsaydı onları. Gelenler, mahçup, perişan, geldikleri gibi kös kös geri göndüler.
    Varıp efendilerine:” Biz o camiye elimizi süremeyiz. O camide bir zat var. Yüzümüze bir baktı, ne istersiniz, diye bir sordu Yok, yok, varsın başkaları yıksın, biz bu işte yokuz!” dediler.
    Haber, büyüye yayıla Hünkâr’ın huzuruna vardı. Selim bir emir versin de yapılmasın? Demek bu da oluyor. Oluyor diyen varsa gelsin de görsün. Hünkar emir saldı, o öfkeyle atlandı, yanına alacaklarını aldı. Yel oldu esti, sel oldu aktı, vardı Kocamustafa camisine…
    Sümbül Sultan’ın uyanık kalbi bu haberi almış, derviş hırkasını üstüne, tacını başına giymiş, siyah sarığını dolamış, bir kaç dervişiyle cami avlusunda beklemeye başlamıştı. Uçan atın bir nal seslerini duyunca, gözlerini kapadı, sadece yanık bir sada ile “Hak!” dedi. Hünkar kapı önünde atta atlamış, ok gibi ileriye atılmıştı.. Fakat birdenbire hızı kesiliverdi. Ne oluyordu ki acaba? Onu durduran neydi?
    Dervişler, niyaz duruşunda, başları yerdeydi. Ortalarında da sarı benizli, kara sarıklı güzelmi güzel bir tanesi var. O başını eğmemiş hükümdara bakıyordu. Bu başka bir bakıştı. Selim’in içine, ta’ can evine uzanan bu bakışlar kalbinin sayfalarını bir bir okuyor, dünya alemden sakladığı sırlarını, tasalarını, acılarını , üzüntü ve şevkini katmer katmer açıyordu. Bu bakış biraz daha devam ederse Selimi Kahhar sel sel ağlayabilirdi. Onun için, yavaş bir adım attı, başını yere eğdi ve ancak duyulabilen bir sesle “Peki yıkılmasın” dedi.
    Bir gönül yapmak cami yapmak kadar sevaplı, bir gönül yıkmak bir cami yıkmak kadar veballi bir iştir. Hünkar ise hem cami yıkmadı, hem gönül yaptı.
    Ancak, bir mesele vardı ki, Sümbül Sinan onu ihmal edemezdi. Onun için:
    “Hünkarım!” dedi, “Padişahların ahdinin yerine getirilmesi gerekir. Onun için,hiç değilse, ocakları yıksınlar, Hünkar sözü vücut bulsun”.
    Kazmalar, imaret bacalarını indirirken, Yavuz Sultan Selim ne haldeydi, ne düşünüuyordu bilmiyoruz. Onu bir kendisi, bir Allah bilir.
    Fakat şu gerçek tarihlere geçmiştir: Sırtından kendisine pek yakışan beyaz samur kürkünü çıkardı, ihtiramla Sümbül Efendi’ye giydirdi. O anda elinden başka bir şey gelmezdi.
    Sümbül Efendi bu kürkü dergâhında zaman zaman giyermiş.
    ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    M.Oğuzalp Tatoğlu
    www.facebook.com/oguzalptatoglu
    www.facebook.com/tatogluspor
    www.facebook.com/dudenrafting

    "Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz /Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir / Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir"
    Mesajlarımızı saygı ve sevgi çerçevesinde yazalım ve yaş durumuna dikkat edelim.

  3. #3
    Tatoo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Durum
    Çevrim Dışı
    Mesajı
    9.803
    Konusu
    81
    K.Tarihi
    17.07.2012
    Beğeni
    0

    Osmanlı ordusu Mısır seferine giderken haliyle bağlık bahçelik yerlerden geçiliyordu. Salkım üzümler, olgunlaşmış elmalar, armutlar ve daha türlü türlü meyvalar vardı.

    Ordu Gebze yakınlarında konakladığı zaman, Yavuz Sultan Selim,'in içine bir şüphe düştü:

    - Acaba askerim
    sahibinden izinsiz üzüm ve elma koparmış olabilir mi? diye düşünüyordu. Hemen Yeniçeri Ağası'nı çağırdı ve durumun araştırılmasını emretti.

    Heybeler - torbalar araştırıldı, iyice soruldu ama, asker üzerinde hiç bir iz bulunamadı. Yeniçeri Ağası gelip durumu söylediğinde Padişah rahatlamıştı. El açıp dua etti:

    "Ey Allah'ım!.. Bana haram yemeyen bir ordu ihsan ettiğin için Sana şükürler olsun."

    Sonra Yeniçeri Ağası'na dönüp şunları söyledi:

    "Eğer askerlerim içinde bir tek kimse sahibinden izinsiz bir meyve koparıp yese idi, Mısır seferinden vazgeçerdim. Çünkü hay ağa, haram yiten bir ordu ile beldelerin fethi
    mümkün olamaz!.."

    Mısır seferine gidilirken ordunun korkunç Sina Çölü'nden geçmesi gerekiyordu. Kum fırtınalarının etrafı kasıp kavurduğu, gündüzleri dayanılmaz sıcaklara
    sahneolurkengeceleri dondurucu soğukları davet eden bu çölü dünya- da hiç bir ordu geçememişti. Yavuz Sultan Selim ordusuna moral verici sözler söyledikten sonra atını çöle sürdü.

    Herkes yanındaki suyu idareli kullanıyor, namazlar teyemmüm yapılarak kılınıyordu.
    Yolculuk böyle sürüp giderken Yavuz Sultan Selim'in bir ara atından indiği ve saygılı bir halde yaya olarak yürüdüğü görüldü. Herkes şaşırmıştı ama, kimse sebebini soramıyordu. Padişahın hiç yanından ayırmadığı Hasan Can durumu öğrenmekte gecikmedi. Padişah O'na şunları söylemişti:

    "İki cihan sultanı Peygamber Efendimiz önümüzde yaya olarak yürürlerken biz nasıl at üstünde olabiliriz Hasan Can?"

    Mısır'ın fethinden sonra esir Memluk kumandanlarından Kayıtbay Yavuz Sultan Selim'in huzuruna getirilmişti. Aralarında şöyle bir konuşma geçti:

    - Söyle bakalım Kayıtbay, cesaret ve kahramanlığın ne işe yaradı?

    - Cesaret ve kahramanlığım hâlâ var ey Sultan! Yalnız, bize ne yaptıysa ordunuzdaki toplar yaptı!

    - Anlamadım!..
    - Berberilerden biri, Venedik'ten top getirerek bize satmak istemişti de, Peygamberimizin, "ok ve kılıç kullanın" şeklindeki emrine aykırıdır diye satın almamıştık. O satıcı bize, "Yaşayan görecektir ki, memleketiniz top yüzünden elinizden çıkacaktır" demişti. Meğer doğruyu söylemişmiş!

    - Din kaidelerine böylesine bağlı idiniz de, Allah'ın, "Düşmanın silahına aynı silahla karşılık veriniz" emrine neden uymadınız? Bilmez misiniz ki, "Ok ve kılıç kullanın" demek "Başka silah kullanmayın" demek değildir. O zaman o silahlar varmış, şimdi de bu silahlar var!"

    Kayıtbay başını önüne eğdi ve sustu.

    1517 yılında kazanılan Ridaniye zaferinden sonra kutsal topraklarda huzuru sağlayan Yavuz Sultan Selim ordusuyla birlikte
    İstanbul'a dönüyordu.

    Yolculuk sırasında, İbn-i Kemal adıyla tanınan Anadolu Kazaskeri ve ünlü bilgin Kemal Paşazade'nin atının ayağından sıçrayan çamurlar Padişah'ın kaftanını kirletti.

    Kemal Paşazade mahçup oldu, korktu ve ne diyeceğini şaşırdı.

    O'nun bu halini gören Padişah tebessümlü bakışlarla süzdükten sonra şöyle teselli etti:

    "Senin gibi bir bilginin atının ayağından sıçrayan çamur benim için şereftir. Vasiyetimdir ki, öldüğüm zaman bu kaftan bu haliyle sandukamın üzerine konsun!"

    Padişahın sırtından çıkardığı kaftanın çamurları temizlenmedi, öylece saklandı ve vasiyetine
    uygun olarak ölümünden sonra sandukasının üzerine örtüldü

    İki yıl iki ay süren Mısır seferi sonra ermiş; bugünkü İsrail, Suriye, Lübnan, Ürdün, Mısır, Sudan, Cezayir ve Yemen devletlerinin bulunduğu topraklarının tamamı ile Suudi Arabistanla'la Libya'nın bir kısmı Osmanlı hakimiyetine girmiş, halifelik Mısır Abbasilerinden Türklere geçmiş, Türk toprakları iki mislinden daha fazla büyümüştü.

    Şimdi, bütün bu işleri başaran kahraman İstanbul'a dönüyordu. Üstelik O, artık yalnızca bir Padişah değil, bütün müslümanların halifesi idi. İstanbul halkı yediden yetmişe yollara dökülmüş düğün - bayram ediyor, Padişahlarını en güzel biçimde karşılamanın hazırlıklarını yapıyordu.

    O büyük kahraman durumun farkındaydı ama alkışlardan, tezahürattan sıkılıp utanacağını düşünüyor, İstanbul'a sessiz sedasız girebilmenin yollarını arıyordu.

    Nihayet, yanına aldığı birkaç
    kişi ile birlikte tebdili kıyafet ederek Anadolu yakasından kayığa bindi ve gece vakti Topkapı Sarayı'na giriverdi.

    Ertesi gün şaşalı bir tören için yollara dökülenler, Padişah'ın sarayda olduğunu öğrenince hayretler içinde kaldılar ve ne yapacaklarını şaşırdılar.

    Kutsal toprakların huzuru kavuşturulması için düzenlenen bu sefer sırasında götürülen para yetmediği için bir bezirgandan borç alınmıştı. Defterdar, bezirgana teşekkür ettikten sonra bir arzusunun olup olmadığını sordu ve şu cevabı aldı:

    - Verdiğim altmış bin altını istemem; hazineye kalsın. Yalnız, bunun yerine oğluma günde iki akçe ile orduda cebecilik verilsin!

    Defterdar bezirganın bu isteğini Padişaha iletince Yavuz Sultan Selim öfkelendi ve şöyle haykırdı:

    - Böyle kanunsuz bir teklif getirdiğin için seni ve o bezirganı katlederdim ama, el - alem, 'Mekke ve Medine fatihi olan Sultan Selim bir bezirganın malına tamah ettiği için bezirganı ve defterdarını öldürttü' derler. Bundan kaçınırım. Tek elden bezieganın parasını verin ve bana bir daha böyle kanuna uymaz işler getirmeyin!
    Bütün bunlardan sonra, "Hey gidi koca Yavuz bey!" demekten kendimizi alamıyor; bir vesileyle yazdığımız sözü tekrar ediyoruz: "Anlayana sivrisinek saz, anlamayana kıssalar da hisseler de az!.."

    Her nefis ölümü tadacaktır" ilahi hükmünce Yavuz Sultan Selim Han'n ölüm anı da gelip çattı. Padişah olalı daha sekiz yıl olmuştu, gençti devleti -milleti ve İslam alemi için büyük idealleri vardı ama, ölüm ferman dinlemiyordu.

    Kemal Paşazade çok sevdiği Padişahı için bir mersiye yazmıştı. Bu alim kişi, O'nu ve kısa saltanat dönemine sığdırdığı büyük işleri şöyle tasvir ediyordu:

    Şems-i asr idi, asrda şemsin
    Zıllı memdüd olur, zamanı kasir
    Tâc ü tahtıyle fahreder beyler
    Fahrederdi ânınla tâc ü serir

    Yani, Kemal Paşazade Tavuz'u hem asrın (yüzyılın) güneşi olarak görüyor, hem de ikindi vaktinde gölgesi uzun ama ömrü kısa olan ikindi güneşine benzetiyor. Bütün beyler tac ve tahtlarıyla övünürlerken tac ve tahtın Yavuz Sultan Selim'le övündüğünü dile getiriyor.

    Ve, Yavuz Sultan Selim'in naaşı, Mısır seferinden dönüşte Kemal Paşazade'nin atının ayağından sıçrayan çamurla leke olan kaftana sarılıp defnedildi.
    ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    M.Oğuzalp Tatoğlu
    www.facebook.com/oguzalptatoglu
    www.facebook.com/tatogluspor
    www.facebook.com/dudenrafting

    "Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz /Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir / Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir"
    Mesajlarımızı saygı ve sevgi çerçevesinde yazalım ve yaş durumuna dikkat edelim.

  4. #4
    SeYYaH - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Durum
    Çevrim Dışı
    Mesajı
    6.729
    Konusu
    65
    K.Tarihi
    26.06.2012
    Beğeni
    0

    Yavuz Sultan Selim..... Osmanlı tarihinin, tarihimizin en sevdiğim padişahıdır.net !!!

    aslında öyle bir tarihimiz var ki sığdıramayız ucu bucağını ama biz bundan yararlanmayı bilmiyoruz! biz anca saçma sapan filmler, harem düşkünü sultanlar gösterelim izleyiciye!
    kusura bakmasınlar da kıçı kırık kaç senelik tarihi olduğu bile belli olmayan amerikalılar öyle filmler yapıyolar ki tarihlerini anlatan, sanırsın dünyaya ilk bunlar geldi..

    çok üzülüyorum tarihimizi bilmediğimize çok....
    Sabır; Boyun Eğmek Değil, Mücadele Etmektir...

    106 GTI.. işte o kadar !!!


    Ailenizin Kuyumcusu - instagram: Meras_Jewellery

  5. #5
    Tatoo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Durum
    Çevrim Dışı
    Mesajı
    9.803
    Konusu
    81
    K.Tarihi
    17.07.2012
    Beğeni
    0

    Alıntı SeYYaH Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yavuz Sultan Selim..... Osmanlı tarihinin, tarihimizin en sevdiğim padişahıdır.net !!!

    aslında öyle bir tarihimiz var ki sığdıramayız ucu bucağını ama biz bundan yararlanmayı bilmiyoruz! biz anca saçma sapan filmler, harem düşkünü sultanlar gösterelim izleyiciye!
    kusura bakmasınlar da kıçı kırık kaç senelik tarihi olduğu bile belli olmayan amerikalılar öyle filmler yapıyolar ki tarihlerini anlatan, sanırsın dünyaya ilk bunlar geldi..

    çok üzülüyorum tarihimizi bilmediğimize çok....
    Bunların üzerine birşey söylenemez..Işık tuttun gönlümdekine abi noktası virgülüne..
    Fatih'den biraz umudum var ama İnşallah başarılı olurlar..
    ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    M.Oğuzalp Tatoğlu
    www.facebook.com/oguzalptatoglu
    www.facebook.com/tatogluspor
    www.facebook.com/dudenrafting

    "Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz /Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir / Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir"
    Mesajlarımızı saygı ve sevgi çerçevesinde yazalım ve yaş durumuna dikkat edelim.

  6. #6
    SeYYaH - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Durum
    Çevrim Dışı
    Mesajı
    6.729
    Konusu
    65
    K.Tarihi
    26.06.2012
    Beğeni
    0

    pek umudum yok şu sebepten ama; izlenme oranları düşük olduğu için şimdiden saati daha geçe alınmış!! yakında sponsor desteği bile çekilebilirmiş. ee böyle olursa sonu "erken final"
    Sabır; Boyun Eğmek Değil, Mücadele Etmektir...

    106 GTI.. işte o kadar !!!


    Ailenizin Kuyumcusu - instagram: Meras_Jewellery

  7. #7
    Tatoo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Durum
    Çevrim Dışı
    Mesajı
    9.803
    Konusu
    81
    K.Tarihi
    17.07.2012
    Beğeni
    0

    Alıntı SeYYaH Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    pek umudum yok şu sebepten ama; izlenme oranları düşük olduğu için şimdiden saati daha geçe alınmış!! yakında sponsor desteği bile çekilebilirmiş. ee böyle olursa sonu "erken final"
    E abi bütün oynayabilecek insanlar Muhteşem Yüzyıl'da..Ekip eksikliği var..Fatih karakterini canlandıranı beğendim ben,yerinde olmuş ancak ona da bazı dersler verilmeli mesela namaz kılma vs gibi..Yabancı olarak yaptıkları kişiler rezalet..Voyvoda namı diğer Vlad'ın kardeşi neydi öyle Resmen rezalet oyunculuk..Pazartesi gününe koymaları iyi olmamış..
    ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    M.Oğuzalp Tatoğlu
    www.facebook.com/oguzalptatoglu
    www.facebook.com/tatogluspor
    www.facebook.com/dudenrafting

    "Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz /Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir / Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir"
    Mesajlarımızı saygı ve sevgi çerçevesinde yazalım ve yaş durumuna dikkat edelim.

  8. #8
    ALBaYDeMirCaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Durum
    Çevrim Dışı
    Mesajı
    8.246
    Konusu
    259
    K.Tarihi
    11.11.2011
    Beğeni
    0

    Eline sağlık Kardeşim...
    Türkiye'nin En Büyük Peugeot Bilgi ve Dostluk Platformu...
    www.PeugeoTTeaM.com

  9. #9
    Tenten_ist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Durum
    Çevrim Dışı
    Mesajı
    8
    Konusu
    1
    K.Tarihi
    10.10.2016
    Beğeni
    0
    Paylaşım için teşekkürler. Alıntıda olsa emek verdiğin için saol.

Benzer Konular

  1. Peugeot'un Tarihi
    ALBaYDeMirCaN Tarihte Peugeot
    Cevaplar: 7
  2. Otomobillerin Tarihi
    PeugeoTTeaM Bilgi Servisi Yararlı Makaleler ve Faydalı Bilgiler
    Cevaplar: 10
  3. Osmanli Tarihi
    ALBaYDeMirCaN Türkiye ve Osmanlı Tarihi
    Cevaplar: 0

Giriş

Giriş